İlk Kubbeli Camii Kim Yaptı? – Mimari Bir Sorgulama
Merhaba değerli okurlar — bugün, mimarlık tarihinin çarpıcı bir dönüm noktasına, yani “ilk kubbeli camii” sorusuna birlikte cesurca bakacağız. Sorun yalnızca tarihsel bir merak değil: kubbe, mimarinin yalnızca teknik bir yükselişi değil, aynı zamanda kültürel, siyasi ve ideolojik bir işarettir. Peki, ilk kubbeli camii gerçekten “kim” tarafından yapıldı? Ve neden hâlâ bu kadar tartışmalı bir soru?
İddia ve Kaynaklar
İslam mimarîsinin ilk kubbeli yapılarından biri olarak yaygın şekilde anılan yapı, Kubbetü’s‑Sahre (Kudüs’te Yer‑Kaya) Camii’dir. Bu eser, Abdülmelik b. Mervân’ın halifeliği döneminde, yaklaşık 689‑691 yılları arasında yaptırılmıştır. ([Diyanet Haber][1]) Mimari kaynaklar, binanın sekizgen planlı olması, ortasında büyük bir kubbe taşıması ve “ilk kubbeli camii” olarak anılmasını destekleyen unsurlar içerdiğini belirtmektedir. ([İslam ve İhsan][2])
Eğer bu doğruysa, “ilk kubbeli camii” kavramı yalnızca mekanik bir yapı konusu değil, aynı zamanda bir dönemin mimarlık, siyaset ve sembolizm kesişimidir. Ancak — ve işte tartışmanın başladığı yer — “ilk” kelimesi burada nasıldır uygulanmış? İçinde gözetilmesi gereken pek çok kırılma vardır.
Tartışmalı Noktalar
1. “İlk” Ne Anlama Geliyor?
Eğer “ilk kubbeli camii” derken, İslam mimarisinde kubbe taşıyan ilk yapıyı kastediyorsak Kubbetü’s‑Sahre güçlü bir aday. Ama eğer “ilk camii” veya “ilk kubbeli camii” derken tüm müslüman dünyada, ya da daha küçük bir bölge için kastediliyorsa, başka adaylar ortaya çıkabilir veya yapıların orijinal halinin hangi ölçüde korunduğu belirsiz olabilir.
Bu noktada kaynaklar net değildir: kimi kaynak sadece “ilk kubbeli eserlerden biri” demekte, kesin “ilk” olarak ilan etmemektedir. ([TDV İslâm Ansiklopedisi][3])
2. Mimar ve İnşa Süreci
Kubbetü’s‑Sahre’nin mimarları ve inşa süreci de tartışma yaratıyor. Bazı kaynaklara göre mimarlar açısından net bilgiler yok; kimi blog kaynakları Yezîd b. Sellâm ve Recâ b. Hayve gibi isimleri öne çıkarıyor ama akademik güvenilirliği tartışmalı. ([hayirlokmasiistanbul.com.tr][4]) Siyasi patron olarak Abdülmelik b. Mervân öne çıkıyor ancak mimari ve işçilik düzeyi itibarıyla Bizans ve yerel yapı geleneklerinden ciddi etkiler var. Bu da “tam olarak İslâm kimliğiyle ‘ilk’ mi” tartışmasını doğuruyor.
3. Kubbenin Teknik ve Kültürel Anlamı
Kubbe formunun kullanımı yalnızca mimari bir yenilik değil, aynı zamanda halifeliğin güç simgesi olarak da yorumlanabilir. Yani “ilk kubbeli camii” söylemi, sadece yapı teknolojisi açısından değil, iktidar, meşruiyet ve sembolizm açısından da anlam taşıyor. Bu nedenle yapı yalnızca mimarlık tarihi açısından değil, siyasi tarih açısından da incelenmeli.
Ancak burada bir çelişki ortaya çıkıyor: Eğer amaç halifelik gücünü sembolize etmekse, bu yapının “ilk” olması ne kadar bilinçli bir tercih mi yoksa zamanın teknolojik imkânlarının sonucu mu? Sürdürülebilirliği, yapım kalitesi ve sonraki yapıların bunu ne ölçüde takip ettiği de bu sorulara ışık tutmalı.
Eleştirel Değerlendirme
Evet, Kubbetü’s‑Sahre “ilk kubbeli camii” olarak ünlenmiş olabilir ama bu ün tek başına yeterli değil. İlk olarak, yapı orijinal biçimiyle günümüze ulaşmamış — çeşitli restorasyonlar, yıkımlar ve dönem değişiklikleri yaşanmış. Bu durum “ilk halinde nasıl görünüyordu?” sorusunu belirsiz kılıyor.
İkincisi, “ilk kubbeli camii” ifadesi bölgesel bağlamda daha dar tutulmalı: İslam mimarisinin tamamında değil, belirli bir coğrafya ve dönemde olabilir. Bu yüzden “ilk” kelimesi abartılı olabilir. Üçüncüsü, akademik mimarlık tarihi literatüründe bu yapıdan önce kubbe taşıyan başka yapılar ya da kubbe kullanımına yönelik geçiş biçimleri gözlenmiş olabilir — yani kesin “ilk” iddiası temkinle ele alınmalı.
Sizin İçin Provokatif Sorular
Eğer bir yapı “ilk” olarak anılıyorsa, gerçekten teknolojik, yapısal ve kültürel açıdan tüm kriterleri karşılıyor mu? Yoksa biraz popüler söylem gücüyle mi bu unvanı kazanmış olabilir?
“Kubbeli camii” denince aklımıza gelen sembolizm ne kadar teknik bir gereksinimle ilgili, ne kadar siyasi ve ideolojik bir tercih?
Günümüzde “ilk” olmak ne anlam taşıyor? Geçmişe dönük olarak “ilk” yapıların yerine koyulması gereken yeni bakış açıları var mı?
Sonuç
Özetle, “ilk kubbeli camii” ifadesiyle karşılaştığımızda karşımıza güçlü bir aday çıkıyor: Kubbetü’s‑Sahre. Ancak bu yapı üzerinden yapılan “ilk” vurgusu, teknik, tarihsel ve kültürel açılardan tamamen tartışmasız değil. Bu nedenle bir camii için “ilk kubbeli” derken her zaman dikkatli olmak gerekiyor. Mimarî bir gelişme, siyasal bir ifade ve kültürel bir simge olarak kubbe fenomeni — ve onun ilk örneği olarak anılan yapı — tek başına bir anlatı değil, üzerinde düşünülmesi gereken çok katmanlı bir mesele.
Şimdi sizlerden duymak istiyorum: Sizce “ilk kubbeli camii” ifadesi ne kadar yerinde? Ve bu unvan bir yapı için ne kadar gerçek anlam taşımalı?
[1]: https://www.diyanethaber.com.tr/islam-mimarisinin-ilk-kubbeli-yapisi-kubbetus-sahra-camii?utm_source=chatgpt.com “İslam mimarisinin ilk kubbeli yapısı: Kubbetüs Sahra Camii”
[2]: https://www.islamveihsan.com/kubbetus-sahra-nedir.html?utm_source=chatgpt.com “Kubbetüs Sahra Nedir? – İslam ve İhsan”
[3]: https://islamansiklopedisi.org.tr/kubbetus-sahre?utm_source=chatgpt.com “KUBBETÜ’s-SAHRE – TDV İslâm Ansiklopedisi”
[4]: https://www.hayirlokmasiistanbul.com.tr/blog/ilk-turbeyi-kim-yapti?utm_source=chatgpt.com “Ilk türbeyi kim yaptı? – hayirlokmasiistanbul.com.tr”