Şimşek Çakınca Telefon Kapanır mı? Bir Gecenin Hatırası
Bir Akşam Yıldızı Gibi, Kararmadan Önce
Kayseri’nin sokakları, geceye bürünürken yine o gizemli hüzünle sarar beni. Havanın soğukluğu, bazen yüzümdeki gülümsemeyi bile silip atabiliyor, ama bu gece farklıydı. O an, saatler gece yarısını gösterdiğinde, birden bir şey oldu. Gözlerim, kararmaya başlayan gökyüzüne odaklandı. Sanki hayatımda her şeyin bir anlamı olacakmış gibi hissettim. Ama bir şey vardı… telefonum. O kadar aşina olduğum, gün boyu elimde, beynimin her köşesinde gezinip duran o küçük cihaz, birdenbire bana engel olmaya başladı.
Ne zaman bir yağmur fırtınası patlasa, benim için de içimdeki fırtına başlar. Kayseri’nin o köhne caddelerinde, geceyi biraz daha yalnız ve biraz daha kaybolmuş hissettim.
Şimşek Çaktığında Telefonun Kapanması
Bir anda şimşek çaktı. O kadar parlak, o kadar yakındı ki gözlerimi açamadım. O an sanki zaman donmuş gibi geldi. Ama ne olduysa oldu, telefonum birden kapanmıştı. Gözlerim şaşkınlıkla ekrandan kaybolan ışığa bakıyordu. Hadi ama, ne kadar da inanması güç! Telefonlar şimşekten kapanır mı? Hiç duymamıştım. Ama buradaydım, bu anı yaşıyordum.
İlk başta bir gariplik vardı. Telefona birkaç kez tıkladım, ekranın geri dönmesini bekledim, ama hiçbir şey olmadı.
“Bu olamaz… Bu gecede olmamalıydı.”
Yağmur damlaları pencereme vurdukça, biraz daha heyecanlandım. Bir şekilde, bir başka türlü bir gerilim sardı içimi. “Belki de telefonumu yeniden açmalıyım” diye düşündüm, ama düşündükçe bir adım daha geriye adım attım. Sanki bir şeyler vardı, bir şeyleri kaçırıyordum.
O Anın İçindeki Umut
Bazen bir telefonun kapanması, kaybedilen bir şey gibi gelir. Ama ya kaybedilen bir şey aslında yeni bir şansın habercisiysa? O şimşek, sadece bir doğa olayı mıydı, yoksa gerçekten bir işaret miydi? Çekilen o elektrik, belki de eski düşüncelerden sıyrılmam gerektiğini, belki de geçmişe ait bağları koparmam gerektiğini gösteriyordu. Her zaman bir açıklama bulma isteği, şimşeği ve telefonu bir arada düşünmeme neden oldu. Bir delilik var mıydı burada, yoksa bu his gerçekten içimdeki kaybolmuşluğu anlatıyor muydu?
Kayseri’nin o soğuk gecesinde, rüzgarın içimi sarstığı an, telefonumun kapanması, bana bir şeyleri fark ettirdi. Aklımda sabah uyanınca her şeyin değişmiş olacağı bir an var gibi hissettim. Belki de bu gece, bir şimşek çakışında, hayatımın çok önemli bir noktasında, bir değişimin eşiğindeydim. Ve gerçekten de telefonsuz kalmak, bir tür içsel huzura giden yolda ilk adımdı.
Geçmişle Yüzleşmek
Şimşek çakınca telefon kapanır mı? Bugün sormamış olsam da, yıllar önce bana sorulsaydı, “Elbette kapanmaz,” derdim. Ama hayat, hep bildiklerimizi yıkmak için bir yol bulur. Geçmişin sesleri hâlâ kulağımda, eski bir zamanın yankıları… Bir zamanlar, her akşam o telefonda bir ses vardı. Mesajlar, aramalar, bazen sessizliğe gömülmüş birkaç satır yazı… Ama ne zaman ki o şimşek çaktı, bir kapı daha kapandı ve başka bir sayfa başladı. O kadar hızlı, o kadar keskin bir geçişti ki, telefonun kapanmasını o kadar çok beklememiştim.
Bazen eski alışkanlıklar, seni ruhsal olarak çökertir. Bu gece, kaybolan telefonum, kaybolan bir dönemi ve kaybolan eski benliği simgeliyordu. Geceyi yarıda bırakıp, o kaybolmuş anıları geride bırakmak bir yanda zorlayıcı olsa da, diğer yanda büyük bir özgürlük gibiydi.
Telefon, Bir Bağımlılık
Telefonlar, bu dünyada bir tür bağımlılığa dönüşüyor. Mesajlar, bildirimler, çağrılar… Hepsi zamanla birer takıntıya dönüşüyor. Çoğu zaman kendime “Bu kadar mı bağımlıyım?” diye sorarım. Ama bir şey vardı: O an, o şimşek çaktığında, telefonum kapanmıştı, ancak bir tür bağımlılığım da son buluyordu. Tek başıma kaldım. Ne mesaj vardı, ne bir bildirim. Sadece ben ve kendi düşüncelerim. O kadar huzurlu, o kadar sessiz… Zihnimi dinlemeye başladım.
Telefonum kapanmıştı, ama hayatımda, belki de o an kapanan başka şeyler vardı. Bir çağrı, bir hatıra, bir duygusal bağ belki de. Ama ben bu anın içindeki sessizliği ve rahatlamayı hissedebiliyordum. Bu kadar uzun zaman sonra, işte o an, geçmişin yüklerinden kurtulmuş gibi hissettim.
Gecenin Sonunda, Telefonum Açıldı
Bir süre geçtikten sonra, telefonumun ekranında bir ışık belirdi. Uzunca bir aradan sonra telefonumu açtım. Ama şimşekten sonra ilk defa, bu telefonun bana bir şey söylemek istemediğini hissettim. Artık eski bir telefon, eski bir anı gibiydi.
Saat sabaha yakınken, Kayseri’nin soğuk caddelerinde yürürken, telefonumun kapanması bana çok önemli bir şey öğretmişti: Zihnimdeki karmaşık duygular, dış dünyadan gelen her türlü uyarıcıyla daha da karmaşıklaşabiliyor. Belki de bazen, bazen sadece şimşek gibi bir şeyin çakıp, her şeyin düzelmesine izin vermek gerekiyor.
Ve o gece, bir telefonun kapanmasından çok daha fazlası oldu. Bir dönüm noktasıydı.
Her şey değişebilirdi, o an, o şimşek çaktığında.